peace for everyone!

Yaşam denen olgu ne kadar acaip bir şey...Koşullar %100 mutlu olmaya hiç bir zaman izin vermiyor....O mutluluğu yakaladığınızı sandığınız anda ise "nazar değme" korkusu işliyorlar insanın beynine, heves kursağına biniyor insanın. Aslında her şey basit bir eğrisel grafik, iyi zamanlar var kötü zamanlar var biri geliyor biri gidiyor....Nasıl algılamak istendiğine bağlı biraz....
Bazı olaylar var insanın hayatında; hayatı tamamen başka bir boyutta yaşamaya zorlayan, biri daha gerçekleşti cuma günü saat 16:52 sularında, ben o sularda heyecandan boğulacakken ve kendimi tamamen farklı biri gibi hissederken konuyla hiç bir alakası olmayan bir fotoğraf çıkıyor ve gümmmm mideye biraz ekmek içi üstü su..Taş gibi kalıyor insan....Sonra sabah oluyor ben yine aynı ben hatta dünya yine aynı dünya, güneş doğuyor, güneş batıyor insan uyuyor bazen değil her zaman kimi kandırıyorlar ki...
Düğün düğün dolaşıyoruz bu aralar, insanlar evleniyor; çok zorluyorum kendimi o insanları anlamak için ama sen daha pişmemişsin diyorlar...Bu sakin halimi sevmedim ben, bir mektup yazıyorum arkadaşıma, "bir gün boğulursan, nefessiz kalırsan..." diye başlayan cümleyi eskiden olsa "ben burdayım merak etme" diye bitirecekken "koyver gitsin hepimiz bir gün boğulacağız nasılsa" diye noktalıyorum hayretlerle kendime bakakalıyorum...Zaman makinesi diye bir şey var, ben 60lara yollandım sanki ve Janis Joplin dinliyorum durmadan, Janis diyor take another little piece of my heart now bütün kızlar toplandık usülü, ben de diyorum amaaaaaan be hadi kalk kaynaşalım Janis, çakkıdı çukkudu bilemedin çıkkıdı....
0 Comments:
Post a Comment
<< Home