sen

24.5.06

şenay düdek'i olduğumun doğası!

Doğa kendini aşmış azizim. Yok ne doğa bekleriz ne doğa rutkay bilemedin aziz, böyle giderse herkesi maça bekleriz der gider iken bu yazı Üsküdar dolaylarına, ben rotamı güney sahillerine çevirmek istiyorum önceden özürler dileyerek edeceğim potansiyel sürç-i lisanlarıma. "Peh peh peh hacı cavcav" diyesim geldi mutlu bir meddah edasıyla ama ne ben o kadar yalancıyım ne de ben o kadar yalancıyım....

Doğa ciddi bir "baharı salla yaza merhaba" telaşına girmiş; nereden mi biliyorum? Elimde fotoğraflar var, belgeler var, üstüme gelmeyin açıklarım, hepsini basına sızdırırım.... Sizi kıracağıma kafamı kırar, basına da sızdırmaz evibeybi bağlar içimdeki Şenay Düdek'e kulak veririm:

Şimdi efendim ismini vermek istemediğim çok ünlü bir bayanımız geçen sabah bir çimenlikte aldığı aşırı alkolün etkisiyle kameralarımıza şu şekilde yakalanmıştır:


Bu gencecik kızımızın akranlarına örnek olmamasını temenni ediyoruz amma ve lakin geç gelen baharın borusu uzun ötermiş diye ayaküstü uydurduğumuz "ben her şeyi çok biliyorum"cu eski Türkçe ağdasının tatlı tadına uygun atasözüyle beraber başka bir ibret öyküsüne geçiyor ve bu karedeki gençleri de en az Fear Factor kusmuğu içenler kadar kınıyoruz, işte uzun bir günün ardından soluğu sahilde bulan çiftler:


Vallahi sayın okuyucular bu gençlik için ne desek boş, ipini koparan akdeniz sahillerinde bulmuş kendini, bir de alkol olunca işin içinde doğa da sapıtmış hepten. Bir sonraki haberimiz alımlı güzel gencecik kızlarımızı şeş beş düşeş tavlayan, o farkında olmadan arkasından yakaladığımız, her çiçekten bal toplayan ünlü bir gürbüz delikanlı; ismini vermek istemiyorum çünkü çok ünlü...Gelin hep birlikte seyreyleyelim:

Sahillerimiz timsah timsah dolanan delikanlılarla dolup taşarken, bizler İstanbul'un geç gelen baharında kendimizi kandırıp "İkinci Bahar" Kanlıca'da enfes yemekler yiyerek ve geceleri de her birimiz bir Fiko edasıyla dostluğa şapka çıkarıp, kültürel farklılıkları kucaklayarak geçirmekle meşgul iken, develer broker pireler de Erdem Kramer iken, ağlamadan son 5 dakika önce bir mum da bu timsah çakallığında delikanlılarımız için yakıyoruz yatırın başında, şimdi ekranlarınıza ünlü playboy Timsah Rüstem geliyor ve hep beraber söylüyoruz "We are the world we are the children....

İşte şimdi o çok beklediğiniz bölümümüzde sıra, milyonların sevgilisiyle yaptığımız röportaja geliyor sıra ve sırada en beklenen sohbet geliyor ekranlara, işte şimdi sıra beklenen ünlü de, o ki kalplerimizin tek sahibi gönüllerimizin biricik prensi o giyim tarzıyla Avrupa'yı kalbinden vurmuş, asi tavırlarıyla ve inatçı kişiliğiyle milyonların kalbine saplanmış, o ki tüm kalplere bomba gibi düşmüş, kalpleri ve sıraları ve röportajları ve tarzı, kaşı, başı her şeyiyle bir tanemiz olmuş, bacak boyu Sibel Tüzün'den kısa ancak akıl yaşı "Tüzünle giden Hüzünle döner" talihsiz açıklamasından modifiye espiriyi yapan Reha Muhtar'dan hallice olan ve konuşma özürü iş başvurularında kendisine bir seyahat engeli teşkil etmediği halde kontenjan sunuculara taş döktürten, Pan'ın oğluuuuuuuu ve ooooooo


Programımızın bu son dakikalarında, Akdeniz sahillerinde yaptığımız bu gezintileri yapımcımız İlsa için bir kuple melankoliyle noktalıyoruz:

-Voltranı oluşturalım...

-Ben Sporty Voltran,

-Ben Ginger Voltran,

-Ben Baby Voltran,

-Boyunuz devrilsin, Thundercats altında kalasıcalar....

bonus track:

0 Comments:

Post a Comment

<< Home