benim sorunum ne?
Her şey kendini nasıl pazarladığınla ilgili. Dijital bir özgeçmiş videosunun oynadığı elektronik nüfus cüzdanında pazarlama kampanyanı yürüten ajansın adı vatandaşlık numarandan daha değerli. Yaşadığın değil yaşamak istediğin hayatı anlatıyorsun. Nasıl görünmek istiyorsan, ya da seni ne çok sattıracaksa onu anlatıyorsun hedef kitlene. Hedef kitleni de günün koşullarına göre değiştiriyorsun. Kitlen değiştikçe üründe farklılaştırma tekniği uyguluyorsun ama yerinde sayıyorsun aslında. Sormaktan çekindiğin sorulara kılıflar uydurup ya da ben böyleyim diyerek sıyrılıyorsun işin içinden. Zorluklarla mücadele etmek büyük bir lüks ve henüz ona paran yetmiyor. Her şey daha çok satacak bir paket için. İyi "marketing" bilirsen yapamayacağın şey ya da gelemeyeceğin yer yok. İçindeki sesi "hatalı ürün" olmamak için susturuyorsun. Dediğin her şey, yaptığın her şey kar amaçlı. Ne satıyorsa onu yazıyorsun, ne popülerse ondan serpiştiriyorsun hayatına başka bir grubu atlamamak için. Tehdit unsuru soruları sorulmadan cevaplıyorsun ve aynı soruyu sormak ya da cevap alamayacağını bilmek tembel insana ilaç gibi geliyor. Sustukça ölüyorsun, sormadıkça öldürüyorlar ve bir derginin plastik torbasında promosyon ürünü olarak dağıtılıyorsun ansiklopedi olmayı hayal ederken...farkına varmadan....
1 Comments:
johnjones'a katılıyorum, bence hemen numarayı arayıp MBA yapmalısın, hemen, koş..
Post a Comment
<< Home