şaka mı bu?
Herkese tavsiye: Yataş reklamlarını dikkatle izleyin!
Hani pazarlamada bir hedef kitle yaklaşımı vardır. Kampanyaları,reklamları vesaire bu hedef kitleye göre tasarlarsınız; Yataş'ın hedef kitlesinde ciddi bir problem görüyorum. (hani şu aşkım, balım böceğim, kociş, kuçuş, cango, bobo diye seslenip Allah'ını koydum Yataş'a gidelim diyen pek iffetli erdemli kızlarımızın seslendirdiği) Ya da Yataş'ın hedef kitle tanımlama yetisinde büyük bir eksiklik. Allah başımızdan aklımızı eksik etmesin.
Çağan Irmak kardeşimize gelelim. Şimdi bu sevimli şahsıyet, bu mütevazi insan diyor ki "bilmem kaç kişinin izlemesi bu filmi başarılı yapmaz, gerçekçi olması lazım; adamın teki aradı yıllardır küs olduğu babasıyla barışmış, ben hayatlarda etki bırakmak istiyorum."
Güzel kardeşim senin halka açık direk hattın mı var? 444-CAGN.....Gerçekten pek gerçekçisin ama masucuktan sınıfta kaldın tü sana. Ayrıca Çağan'ın kınalı kuzum pek bir güzel olmuş "Babam ve Oğlum" ama biraz abartılı olmuş be şekerim; hayır ben yaşadım oralarda o şekilde, sen biraz işkembeden atmışsın. Ayrıca benim sevgili Yetkin Abi'mi iç etmişsin be gülüm. Ama "volume" artınca ya da duvara her ağlattığın insan için attığın çentikler arttıkça mı başarılı olur bir film? Olsun Çağan'ım, severim seni daha iyisi nasip olur işallah yiğidim. (Herkesin hakkını da yememek lazım)
Bir de, son olarak, geçenlerde biri sordu sanat nedir diye, bu sorunun bana sorulmasına istinaden Müslüm Gürses-Bir Ömür Yetmez şarkısının dinlenmesini tavsiye ederim. Bir "Garbage" hayranı olarak helal olsun diyorum ve sanat ne söylesen de ne yapsan da ne etsen de uyuyanı uyandırmaktır diyorum........Cümleten hayırlı geceler.......
(Arka fonu da yeşile boyar yazı karaterini de altın sarısı yaparsam oldu demektir bu iş)
Hani pazarlamada bir hedef kitle yaklaşımı vardır. Kampanyaları,reklamları vesaire bu hedef kitleye göre tasarlarsınız; Yataş'ın hedef kitlesinde ciddi bir problem görüyorum. (hani şu aşkım, balım böceğim, kociş, kuçuş, cango, bobo diye seslenip Allah'ını koydum Yataş'a gidelim diyen pek iffetli erdemli kızlarımızın seslendirdiği) Ya da Yataş'ın hedef kitle tanımlama yetisinde büyük bir eksiklik. Allah başımızdan aklımızı eksik etmesin.
Çağan Irmak kardeşimize gelelim. Şimdi bu sevimli şahsıyet, bu mütevazi insan diyor ki "bilmem kaç kişinin izlemesi bu filmi başarılı yapmaz, gerçekçi olması lazım; adamın teki aradı yıllardır küs olduğu babasıyla barışmış, ben hayatlarda etki bırakmak istiyorum."
Güzel kardeşim senin halka açık direk hattın mı var? 444-CAGN.....Gerçekten pek gerçekçisin ama masucuktan sınıfta kaldın tü sana. Ayrıca Çağan'ın kınalı kuzum pek bir güzel olmuş "Babam ve Oğlum" ama biraz abartılı olmuş be şekerim; hayır ben yaşadım oralarda o şekilde, sen biraz işkembeden atmışsın. Ayrıca benim sevgili Yetkin Abi'mi iç etmişsin be gülüm. Ama "volume" artınca ya da duvara her ağlattığın insan için attığın çentikler arttıkça mı başarılı olur bir film? Olsun Çağan'ım, severim seni daha iyisi nasip olur işallah yiğidim. (Herkesin hakkını da yememek lazım)
Bir de, son olarak, geçenlerde biri sordu sanat nedir diye, bu sorunun bana sorulmasına istinaden Müslüm Gürses-Bir Ömür Yetmez şarkısının dinlenmesini tavsiye ederim. Bir "Garbage" hayranı olarak helal olsun diyorum ve sanat ne söylesen de ne yapsan da ne etsen de uyuyanı uyandırmaktır diyorum........Cümleten hayırlı geceler.......
(Arka fonu da yeşile boyar yazı karaterini de altın sarısı yaparsam oldu demektir bu iş)
0 Comments:
Post a Comment
<< Home