sen

24.12.05

zormuş beeee.....

Böyle nasıl desem, bir kırgınlık bir ağrı var sanki bedenimde. Yorgunluktan bir kısmı biliyorum da biraz da geç kalmışlığın sancısı sanırım. Her geçen saniye de biraz daha geç kalıyorum ve bunu bilerek yaşamak daha da zor. Bilmemnenin yaşı olmaz diyerek kurtarıyor bazıları, ve bazıları(mız) da ana rahmine ilk düştüğümüz andan itibaren aslında geç kaldığımızı bilerek yaşamak zorunda kalıyoruz. Hep derim ya bilirsin, beni bu zorundalıklar öldürüyor. Bilirsin değil mi? Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır..Bilemedin kasım....Bir rüzgar esiyor doğru, fırtınalar kopuyor hatta, mavi benim mavim sense yağmur. Yağmurun değdiği yerde bitiyor acılarım, düşünce sen oluyorum olduğum yerde bir ben var bende, senden öte senden ziyade....Ey yağmur gidemedin geldi, gelemedin gitti derken...bitti....

En sevdiğim şarkı: Neden saçların beyazlamış arkadaş?
Onlar beyaz değil, fil!

Bayrakları indirip kaleyi teslim etmek lazım madem gideceksek...Kefenin cebi yok taş mı dolduracağım? Tecavüz sonrası Polyanna'nın .ötü kurtardık sevinci benimkisi...Nerden bakıldığına bağlı? Bakılıyor mu? Big brüder Martin, wo bist du? Kannst du etwas sagen über alles? Oder voglio andare? Mikser....

İstediğim şeyi yapmakta çok başarılıyım ama ne istediğimi bulmakta sınıfta kaldım. Bu yüzden bir ileri iki geri mehter takımına girmeye adayım...Ama sanırım açık ara geride bitiririm bu gidişle bir tam turu....


Bu gece başım kalabalık; bir kafadan her ses çıkıyor.. Bana da yazık yahu...

0 Comments:

Post a Comment

<< Home