sen

24.12.05

aman yarabbi dağlara taşlara...

Ya görüyorum böyle dışarıdan süper görünümlü kırmandan modifiye karakterler; önce sevgiyle yaklaşıyorum hepimiz kardeşiz bu kavga ne diye nağmeli türküden aldığım esinle; sonra her söylenen kelimeyle beraber biraz daha şaşırıyorum hayretlere düşüyorum kalkamıyorum aman diyorum.....

Kendime kızıyorum ben yok yok, valla kendime kızıyorum. Yani bunca yıl hastalığa varacak derecede oku, yaz, öğren, debelen; sonra bu çabalar sende kriterler olarak yer etsin. Hayır canım benim selülit kraterleri değil kriter kriter...İnsanları analiz etmeye başlıyorum ve bu analizlerin sonucu beni rahatsız ediyor. Kendime bakıyorum, bre küheylan sen kimsin de insanları analiz ediyorsun diyorum ama olmuyor işte....
Ya bu kadar parçalamaya gerek yok, dangalak bu millet dangalak.....Nasıl bir yalanın içindeler nasıl yaşıyorlar nasıl düşünmüyorlar gerçekten hayretler içerisindeyim.....Bunun mümkünatı olduğunu sanmazdım ama millet matrix izleyip şaşırıyor yaaaaa......Oha falan oluyorum yani o derece şeycim.....Birader sanıyor ki her şey güllük gülistanlık ohhh kebaptan yana şansı bol.....
Ama çok ağzım yandı benim, benden geri kalmayan ismi lazım değil dostlar, aynen benim yaptığım gibi beni analiz ederek halet-i ruhiyemin yanlış ve saygısızca olduğunu söylediler. Doğru evet saygısızca banane yani elalem ne düşünür ne düşünmez ben yaşayayım gideyim değil mi? Ama elimde değil işte elimde olsa kolaydı da....
Sanki bir fanusun içindeyiz büyük, kocaman camdan hani şarap tattırırlar hatta kırmızı şarap, ağzı dar içi geniş büyük bardaklar vardır. Çalkalarsın şarabın alkolü bardağın içinde uçuşur..Hah işte öyle camdan bir fanusun içindeyiz (thanks Slyvia). Çok kalabalığız ve üst üste binmiş sıkış tepiş olmuşuz ve sürekli hareket halindeyiz, herkes yükselip bir yere gelemye belki hava almaya çalışıyor ama amaçların bir noktada farklı olduğu belli. Fanusun her yanı yeşil jölemsi ama hafif kirli bir renge çalan garip bir maddeyle sıvanmış ve bizler hareket ettikçe bu sıvının seviyesi artıyor. Artıyor ama kimse bundan şikayetçi değil, daha doğrusu herkes bir müddet sonra bu duruma alışıyor. O müddet de öyle kısa öyle kısa ki....Sanki dünya böyle bir şey hayal edebiliyorum hatta hayalimde yaşıyorum ve benim müddetlerim uzun, alışamıyorum kabul edemiyorum ve bu yeşil sümüksü sıvıda boğulmaya başlıyorum. Bu sıvıya alışanlar, müddetleri kısa olanlar da garip geliyor bana..Anlamsız tamam kabul ama hislerim aynen böyle işte, sümükler altında yirmi bin fersah....

0 Comments:

Post a Comment

<< Home