sen

14.11.05

ilkyardım


AB Rh+ "can" aranıyor.

Bu dönem garip bir dönem benim için, acil "can" bulmam lazım. Hayatımı üzerine kurduğum "can" lar bir işime yaramıyor. Tüm enerjimi verebileceğim bir amaç bir "can" bulmam lazım, tabi bunları hayata geçirmek için de ayrıca "can" lazım. I can't sing, bir örnek teşkil edebilirim İtalyanca'ya yeni başlayanlar için. Pilav da olabilir ilk etapta. I can't cook rice. Bu yeterli bir açıklama mı? Neye elimi atsam I can't. Ben "can" do neler? İşte bunu bulmak lazım.

Öncelikle, "can" vereceklerde aradığım özellik "celebrate the diversity". "Can" grubumdan da anlaşılacağı üzere her disipline açık bir "can" dolaşım sistemim var. Amaç lazım amaç, yoksa yaşanmaz "can"sızlıktan ölebilir insan. Lisans diploması sadece çerçeveletip asmaya yarıyor bizim memlekette.

Bir şeyler bulur gibi oldum, Kızıl"I"a kalırsak sefalet içinde boğulurdum yoksa. Şimdi de hastalıklı bir "can" dolaşmakta zihnimin yenilemez sinir hücrelerinde.

Cezalıyım bu yüzden, ve sırf bu yüzden kendimi F tipi sinir hücrelerime kapattım. Devinim ve değişime açık olduğumu sanıyordum oysa ki...Ama beynimin çoklu kıvrımlarında, dapdaracık sinir hücrelerimin devinime elverişsiz koşullarında en sağlıklısı bilgi açlık grevine gitmek. Yoksa obeziteden yeni 1 7-2 filmine konu olabilir sapık bünyemin öğrenme doyumsuzluğundan patlamak üzere olan beynim. Bu filmde her zamanki gibi sapık da benim kurban da. Don't Cry for me Nikaragua...


O kadar sıkıcı sıkıntılar var ki günümüzde. Yani hepimiz aynılaşıyoruz, sistemin kölesi olduk safsataları; sonra ne yapacağımı bilemiyorum yeni mezunum istediğim işte çalışamıyorumdan tutun da, bu yaştan sonra nasıl bilmemne olayım korkaklıklarına kadar. Ey sevgili halkım, geçiniz bu yalan dolan can simidi niyetine sıkıntı figüranlarını; gerçeğe dönün ve korktuğunuzu, tembelliğinizi itiraf edin. Yıllardır 404'lerle yapıştırdığınız benliğinizi atın klozete ve sifonu çekin üzerine. Derin bir nefes alıp Google Earth programından kendinizin yerini bulmaya çalışın. Bakın bakalım etrafınızda döndüğünü sandığınız dünyanın aslında neresindesiniz? Efendim? Göremediniz mi? Ne şaşırtıcı....Göremezsiniz tabi..Noktadan da küçüksünüz çünkü. Hepimiz küçüğüz. Yeni bir benlik ya da yeni bir başlangıç noktası tanımlamak ne kadar zor olabilir? Yıkılıp yıkılıp yeniden kalkmak ne kadar durdurur dünyayı ya da yavaşlatır? Bir noktadan sonsuz doğru geçer unutmayın; "doğru parçanızı" bulana kadar denemekten ne çıkar? Yinede siz bilirsiniz, buyrun şikayetle geçirin o çok değerli vaktinizi, buyrun benden geçtilerinize binip fareler misali terkedin geminizi. Ama mümkünse karşılaşmayalım, muatabım olmayın mümkünse...Çok feci kırarım, 404lerle bile tutturamazsınız sonra...

0 Comments:

Post a Comment

<< Home