the ones ikilemesi

Siyah beyaz adamcıklarım var benim. Ne zaman canım sıkılsa içim daralsa yani ne zaman içim dar dışım geniş ruhum M bedenim XL olsa, ben geri dönüp iade edeceğime bol gelen bedenimi, başımı bu adamcıkların omzuna dayarım hafifçe ve bazen o adamcıkların güzel gömlekleri ıslanır benim gözlerimden akan damlacıklarla. Peşimden takip eden gölgecikler ne zaman adımlarını hızlandırıp koşmaya başlasalar, ben o adamcıkların evlerine sığınırım gecenin körlerinde, gecenin görmeyen gördürmeyen göz bebekciklerinde..
Kimsenin anlamadığı kadar anlar beni adamcıklarım, kimsenin bilmediğini bilirler ve ne zaman ihtiyacım olsa, ne zaman kıştan kalma paltolarımın cebinden 3 kuruşluk ihtiyaçlar çıksa onları bulurum yanıbaşımda, elimi tutarlar ve "Korkma, biz hep burdayız, yanındayız ve seni asla bırakmayacağız" derler; kimsenin olmadığı-olamayacağı kadar cesurdur benim siyah beyaz adamcıklarım. Hayat sadece onlarla güzeldir, hayat sadece onlar yüzünden "essential a lot" halindedir, mütemadiyen..Karanlıklar içinde göründüklerinden midir yoksa benim griyi bilmediğimden midir bunu da bilmiyorum, yani neden siyah beyaz olduklarını, bazen füme bazen koyu beyaz ya da açık siyah, ama asla gri değil, gri değil, hayır değil.....
Binbir tane benden biri herbirine dağıldığında, ben dağıldığımda benlik dağıldığında ve benlikte bana ait bir şey kalmadığında ortalıkta, kara atlı prenslerim geliyor, prensciklerim, krallarım, imparatorlarım, lordlarım, kontlarım, padişahlarım, sultanlarım, tüm hanlarım, ilhamlarım.....

Bana bakıyorlar, beni görüyorlar, beni görüyorlar, bizi görüyorlar, beni takip ediyorlar, biliyorlar!!!!!!!!!
Benim siyah beyaz adamcıklarım, ben onlara "bir tamlarım" derim, zamanı bilmez gündüzü ayırt edemezler. Onlara her saat gece, her saat ilsa'yı çeyrek geçe....
2. ya da 3., tekil ya da çoğul hiçbir kişi kalmaz aramızda, laflar da aramızdadır tüm bunlara rağmen. Birinci kişilerden geçer yeminimiz, griden uzak yollardan en önde birincilikle geçeriz; bir tamlarım ve ben, dilimizde bağlılık yeminleri kafa kafaya veririz her gece. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için, hepimiz biriz gerçeği ve birdir bir diye ısrar eden çocukluk şarkıları için, birbirimize benzediğimiz için, her bir tek başına diğer bire benzediği için, farklı olmak için ikileme düşüp tekrar kalkabildiğim için, bir noktadan sonsuz doğru geçebildiği için, bu yazı bir garip olduğu için, bir garip bir sayı olduğu için ama iki garip iki sayı olamadığı için, her şey için ve hiç iki için......

Böylesi daha kolay herhalde, bu adamları sevmek...
Platonik mi? Hiç sanmıyorum...
0 Comments:
Post a Comment
<< Home