sen

17.8.05

Potpori klibi de böyle olur işte


Tren garındayım. Başımda fötr bir şapka ve mutlaka yağmur yağmalı...Aslında ağlıyorum ben ve biraz da göz kalemim akmış ama yağmur da yağıyor ya bir yandan, belli olmuyor kim ağlıyor kim yağıyor...Uzaklara bakıyorum sanki birini bekler gibi ama telaşlı değilim sanki o biri hiç gelmeyecek biliyorum da yağmur yağıyor işte, telaşlı değilim...Tam bu esnada çalan parçamız "air on g", yayınımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz...
Bütün trenler gitmiş ve ben tek başına kalmışım. Üzerimde yere kadar inen siyah bir kaban var ve rüzgarda uçuşuyor. Şapkam elimde, saçlarım uçuşuyor, kaldırıma oturup sigara içiyorum sigara dumanım uçuşuyor..Kabanımın eteklerini topluyorum önce, sonra saçlarımı düzeltiyorum yüzüme ıslanmış yanaklarıma yapışmış, sonra sigaramı söndürüp dumanlarımı topluyorum havadan, bir alacağım kalmasın diye dünyadan. Ama o da nesi, bir tebessüm kaplıyor yüzümü, biraz ufakca ama idare ediyoruz biz o tebessümle ve o anda çalan şarkı: La vie en rose....tebrikler, bir yastıkta kocayın...
Şimdi başka bir yerdeyim. Deniz kenarında kumların üzerinde ama havada Noir Desir havası var hafif parçalı bulutlu ve balkanlardan gelen yağmurlu havanın etkisinden kurtulamamışız. Üzerimde uzun bir etek var bu sefer ve merserize bir kazak. Saçlarım dağınık nedense nedensiz. Biraz rüzgarlıyız bugün. Denize doğru bakıyorum ve gülümsüyorum hafiften, karadan değil denizden saldıracak gibi duruyor hatıralar. Deniz denince bizim oralardan Yaşar geliyor aklıma, gitar çalası geliyor Yaşar'ın şarkı söyleyesi geliyor: Sensiz olmuyor, yerine konmuyor, kimsenin eli senin gibi dokunmuyor...
Deniz çarpıyor biraz, başım dönüyor ben de eve dönüyorum. Saçlarım en tepeden toplu, pijamalarım ve sabahlığım ve hatta gözlüğüm var. Elimde kocaman bir fincan kahve. Dolanıyorum boş salonda, yerlere kitaplar serilmiş ben de kaybolmuşum aralarında. Fon müziğimiz acıklı olsun biraz, Bush'tan geliyor tüm sövenlere: Mouth...
Bir uçurumun kenarında görüyoruz beni son sahnede. Saçlarım topuz, üzerimde siyah kabanım ve altımda uzun eteğim var. Günlüğümün sayfalarını yırtmışım yalnız onlar uçuşuyor artık ne rüzgar var ne yağmur ne güneş var ne bulut, her yer mavi masmavi. Kahkahalarla gülüyorum bu sefer büyük çok büyük kahkahalarla üstelik, neden yok nedensiz bir de sen bensiz, ben sensiz...

0 Comments:

Post a Comment

<< Home