sen

9.8.05

Burası neresi merak ediyorum, yani arafta asılı mıyım, Orpheus ben miyim yoksa rol icabı mı herşey? Kuliste oturuyoruz Sultan’la. Merak ediyoruz gerçekten bu rol dağılımını nasıl yaptı yönetmenimiz? Yani mesela biz burdan çıksak, gitsek tekrar gelsek ya da perde kapansa alkışlasalar bizi sonra biz farklı kostümlerle tekrar çıksak zombi mi oluruz? Yoksa ölümden sonra hayat yok mu? Yoksa ölümden sonra hayat, bize oscar verirlerken in loving memories diye kestirip atacaklar mı?
Sırtım inanılmaz kaşınıyor, yine çıkıyor kanatlarım, gidiciyim yine buralardan....
Metal parlatıcısı almam lazım, madem kalıcı bu bıçak bari şık dursun parlasın göz kamaştırsın.....
Sultan, İlsa ve Orhan oturuyoruz. Bugün kalabalık değil kulis. Sahneye çıkmamıza daha var. Oynayacağız yine, ben sultanın makyajını sileceğim o bana sarılacak sonra ağlayacağız yine ama isyan etmeyeceğiz. Zihnimizin alt başlıklarını toparlayıp bir kağıda yazacağız sonra kargoya verip yollayacağız ya da suya atacağız. Atacağız, kusacağız, bağıracağız sessiz sessiz...Sesimizin çıkmadığı yerde sağır dilsiz alfabesi kullanacağız. Sonra ciğerimizdeki bıçağı söküp herkesi öldüreceğiz Thelma ve Louise hesabı. Ciğerimizdeki bıçak parlarken, kalbimizden kan yerine zift damlayacak. Sanacaklar ki belediye çalışıyor yolları asfaltlıyor, biz güleceğiz kırıla kırıla...Sonra kırıla kırıla bin parçaya bölüneceğiz sabahları, Sultan bilir, sonra uyanacağız yine hergünkü gibi, kalkacağız yerimizden kalp atışı duyulacak bu sekansta, yollara vuracağız hıncımızı yollardan almak için. Sonra kendimizi sahile vuracağız, dağlara vuracağız, herkese vuracağız herşeyi vuracağız ve herkes bittiğinde, ne araf kalacak ne öbür dünya. Yanıyoruz biz, hem de nasıl bir yanmak..Alev alev..Sustukça biz ve Orhanlar Selimler, hatta Gregorlar ve Frannyler daha da alevlenecek kelimeler. Öldüreceğiz herkesi ve herşeyi, vuracağız herkesi ve herşeyi..Herkes bizim olurken biz birine, birilerine bakacağız yalnızca. Sevmek için belki, belki suçlamak için. Önce bir anlam yükleyeceğiz yüklemlere, sonra zarfları atacağız postaya zamirler çoktan gitmiş oalcak. En son biz kalacağız, biz zombiler kalacağız, sevdiği için ölenler, bildiği için ölenler, anladığı için ölenler, ince ince ölenler, alt başlıklarda ölenler ölü doğanlar toplanıp panayır ateşi yakacağız yüklemlerle.
Burası neresi peki? Pek-i, pek-ii.....
Bis yapacağız, biz yapacağız, bir yapacağız tam olacak herşey; o ana kadar susuyoruz şimdilik, yolluk yaptık seslerimizi, sefer tasında kelimeler, yola çıktık...ve bu sekansta kalp atışı duyuluyor yalnızca....

0 Comments:

Post a Comment

<< Home